Muzaffer ARSLANBOĞAN
![]() |
|
||||
Merhaba derken daha güzel ve iç açıcı bir başlığı tercih
ederdim kuşkusuz. Ama herkesin bildiğine aykırı bir hava yaratmanın da anlamı
yok.
Özellikle son yıllarda gerek genel ekonomik ve sosyal gidişatın gerekse de vergilendirme sisteminin
beslediği sektörel yolsuzluklar, geçen yıl had safhaya ulaşmış ve son dönemde
yapılan operasyonlarla da sektörümüzü zan
altında bırakacak gelişmeler
yaşanmıştır.
Bu yolsuzlukların
nedenlerine kısaca değinmek gerekirse :
1- Globalizm adı altında büyük sermayenin küçüğü “orman kanunlarına rahmet okutacak şekilde“ ezmesi sonucunda “rekabet” şansı bırakmaması. Bu durumda küçüğün iki seçeneği kalıyor; ya
yıllarını verdiği işini terk edip
büyüklerin izin verdiği sığ sularda yüzecek yada yasaları çiğneyerek
haksız rekabeti kamunun sırtından telafi edecek.
2- Gerek eğitim sisteminin yarattığı “yeni insan “ modeli
gerekse her türlü etkileme ve reklam kanalı ile gerekli gereksiz tüketim
isteğinin pompalanması sonucunda yıpranan ahlaki değerlerin suç işlemeyi
kafalarda “meşru” hale getirmesi.
3- Yaşanan hızlı erozyonun karşısında direnmek ve temiz kalmak
isteyen bireylerin sığınabileceği sosyal ve siyasal yapıların yok edilmesi.
4- İşsizlik ve hayat pahalılığı.
5- Devletin etkin denetim sistemine sahip olmaması ve suçluları
affetme geleneği.
6- Son olarak da tabii ki yüksek vergilerin yarattığı ciddi
teşvik.
Bizim penceremizden durum bu
şekilde görünüyor ve yarattığı en güncel sonuç ise son operasyondan sonra
toplumun neredeyse tüm alkol sektörüne “sahteci
ve kaçakçı “ gözüyle bakmasıdır. İşin daha
acı verici kısmı ise bu yaşananların alkol ile ilgili ciddi düşmanlık besleyen
çevrelere de her türlü saldırı kozu vermesidir.
Ayrıca son yıllarda tüm dünyada
yükselen din temelli ideolojilerin ülkemizdeki yansımalarından biri de alkol
düşmanlığıdır. Yaratılmaya çalışılan hava bu sektör ile ilgili herkesin “kötü işler” yaptığıdır. Bu
gidişle işimizin ne olduğunu her ortamda söyleyemeyecek duruma geleceğiz. İşte “sektörün namusu ve kabusu ”
derken son dönemin somut gelişmeleri ışığında yaşadığımız hissiyattan söz
ediyoruz.
Bu konudaki en kahredici
çelişkiyi de aşağıdaki nedenler doğrultusunda daha kolay anlıyoruz.
Alkollü içecekler ;
1- Neredeyse tüm gıda sektörü içinde sağlık ve hijyen açısından
denetim oranı en yüksek olan kısımdır.
2- Vergi oranı tüm ürün ve hizmetler ele alındığında en yüksek gruptadır ve dolayısıyla devlete
ciddi bir gelir kaynağıdır.
3- Kaçak ve sahteyi tam olarak önleyemese de TAPDK, GİB, emniyet
güçleri, jandarma ve Tarım Bakanlığı kanalıyla denetimin en üst seviyede kayıt
dışılığın da düşük olduğu sektörler arasındadır.
Yani ülkenin en temiz işlerinden
biri yapılıp yukarıda anlattığım hissiyat yaşanmaktadır.
Acil olarak “çürük
elma”ları elemekten başlamalı ve
yaratılmaya çalışılan havayı dağıtmak için sektörün artık gerçekten temsil
edileceği ve en geniş yelpazeyi barındıracak ciddi bir çatıya yönelinmelidir.
Bu çatı kanalıyla hem tüketiciye yönelik
imaj çalışmaları ve alkolizm mücadelesi yapılmalı hem de kamu otoritesi ile
samimi ve sürekli işbirliği kanalları zorlanmalıdır.
Bundan
sonraki yazımda daha neşeli konularla görüşmek üzere…
BARMAGAZİN - SAYI 64






