
Mavi Akım projesinin Samsun etabını gerçekleştiren ve birçok ünlü projeye imza atan Ahmet Ertuğrul’un asıl mesleği inşaat mühendisliği olsa da, eğlence dünyasının sadık müdavimlerinden olması, yeme içme sektörüne de yatırım yapmasına neden oldu ve Boğaziçi’nin tek ve en ünlü işkembe salonu ŞEHRAZAT, 16 Mayıs 2007 tarihinde Ortaköy’de hizmete açıldı.
Bir işkembe salonundan çok Fransız restaurantı dizaynında dekore edilen mekanın aydınlatma sistemleri dahil birçok malzemesi İtalya’dan getirtildi ve mimar Fatih İncemızrak tarafından, şık ve konsept bir mekan oluşturuldu.
Maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadan gerçekleştirilen yatırımla, Ortaköy’ün en şık mekanlarından biri olması da, Şehrazat’ı kısa sürede ayrıcalıklı bir yerde konumlandırdı.
Mesleğinin en iyisi aşçılar ve servis elemanları tarafından işletilen mekanın Supervisor’lığını, prestijli bir reklam ajansının koordinatörlüğünden gelen Ruhi Köktürk üstlenmiş bulunuyor. Müessese müdürü Ender Kemerci ise, fedakarca bir çabayla müşteri memnuniyeti için koşuşturuyor.



LEZZETİN VAZGEÇİLMEZ DURAĞI
Şehrazat’ta dur durak yok; 24 saat hizmet ve kalite en önemli prensipleri.
Geleneksel Türk Mutfağı’nın doyumsuz tadı, alkolle tatlandırılmış eğlence dolu gecelerin neşeli ve son durağı sayılan işkembe çorbası retaurantları, elbette öncelikle işkembe servisiyle namlıdır ama Şehrazat, burada da diğer mekanlardan ayrılır.
İşkembe çorbası çeşitlerinin yanında, zengin ve lezzetli et, sakatat, hamur işi ve tatlı çeşitleriyle de damak tadınızın vazgeçilmez adresidir Şehrazat.
Kokoreçi en iyi yiyeceğiniz adres de Şehrazat’dır dersek kimse abarttığımızı düşünmesin. Yağsız sakatatlardan itinayla seçilen ve tandırda pişirilen kokoreçin tadına doyamayacağınızdan emin olabilirsiniz.
Ev yapımı kadayıf dolmalarının ve mantıların tadını, ızgara köftelerin, tavuk şişlerin doyumsuz lezzetini denediğiniz zaman, biliyoruz ki, Şehrazat’a, en kısa zamanda yeniden konuk olacaksınız.


KISACA İŞKEMBE KÜLTÜRÜ
Geleneksel tatlarımızı ve alışkanlıklarımızı adım adım kaybettiğimiz günümüzde, bir çoğunuzun işkembe kültürüne uzak olduğu ihtimalini de düşünerek, bazı kısa bilgiler vermek istiyoruz
İşkembenin temizliğinde beyazlatma yapmak için kostik ya da kireç kullanılmamalıdır. Oysa sıradan işkembe salonlarının hemen hepsi bu zararlı kimyasalları kullanarak temizleme yapmaktadır. Şehrazatın bir başka ayrıcalığı da budur; zararlı kimyasallar bu mekana giremez!
Şehrazat’ın usta aşçılarına göre tercihiniz klasik işkembeden yana olmalı. Klasik işkembe ise, yumurta sarısı, un, süt ve tereyağı kullanmadan yapılan kazan işkembesine verilen addır. Onun tatlandırmasını da sizin yapmanız gerekir. Sarmısak, sirke, tuz, karabiber, pul biber, kırmızı toz biber gibi baharat ve malzemelerden damak tadınıza göre istediğiniz oranlarda katarak, lezzetli bir işkembe çorbasını deneyebilirsiniz.
Tuzlama, şirden tuzlama, damar tuzlama, ince kıyım bilinen işkembe çorbası çeşitleridir. Sekiz kiloluk işkembeden yaklaşık 400-500 gram, damar denilen bir bölüm çıkar. Damar adı verilen bu bölüm, işkembenin en lezzetli bölümüdür. Şehrazat’ın size tavsiye edeceği işkembe çorbası çeşidi de, bu en lezzetli bölümden yapılan damar tuzlama olacaktır. Size, damar tuzlamadan sora tavsiye edeceğimiz işkembe çorbası ise, şirden tuzlama olacaktır.
İyi günlerde ve afiyette olmanız dileğiyle…