MEYVE SUYU
Tartışmalar sürerken
Hayatın vazgeçilmezi olarak hemen her yerde tüketilen kolalı içecekler
şimdiye kadar hakkında çıkan tüm suçlamalara ve yasaklamalara rağmen, içecek
pazarının liderliğini kaptırmıyor. Şimdiye kadar pek çok ülkede yasaklanan,
hakkında çok sayıda suçlama yapılan, zararları araştırmalar ve örneklerle
kanıtlanan kola artık neredeyse bebek sayılacak yaştakiler için bile öncelikli
içecek olarak tercih ediliyor. Bugün hemen her sofrada hazır bulunan kolalı
içecekler, çıkan her türlü alternatif içeceğe göz dağı verecek kadar büyük bir
güce sahip.
Uluslararası standartlara ve Türk Gıda Kodeksi`ne göre meyve suyu ve benzeri
içecekler, içerdikleri meyve oranına göre üç gruba ayrılır: Meyve suyu, meyve
nektarı ve meyveli içecek. Bununla beraber, tüketicinin bilgi eksikliğinden
faydalanan bazı firmalar, ürettikleri meyve aromalı ve toz içecekleri de bu üç
gruptan birine dahilmiş gibi göstererek pazara sunuyor.
Meyve Suyu: İçerdiği meyve oranı, yüzde100 olan içecek grubudur.
Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilmektedir.
Meyve Nektarı: Meyvenin çeşidine göre, yüzde 25 yüzde 50 oranında
meyve içeren gruptur. Gıda Kodeksi`ne göre bu oran, portakal nektarında yüzde
50, şeftali nektarında yüzde 40, kayısı nektarında yüzde 35, vişne nektarında
yüzde 30 ve limon nektarında yüzde 25`tir. Meyve nektarı, doğallığı ve rahat
içimiyle tüm dünyada tüketimi en yaygın olan sıvı gıda maddesidir.
Meyveli İçecek: İçerdiği meyve oranı, en az yüzde 10 olan içecek
grubudur. Serinletici özelliğe sahiptir.
Meyve Aromalı İçecek: Yüzde 10`un altında meyve içeren, geri kalanı su ile
tamamlanan içecek grubudur. Koku ve renk maddeleri ilave edilerek
üretilmektedir. Meyvenin yalnızca kokusunu taşır.
Toz İçecek: Tat, koku ve renklendirici boya maddeleri ile yapılan, su
ile karıştırıldıktan sonra tüketilen içecek grubudur. Doğal olmayan birçok
katkı maddesi ilave edilerek üretilir.
Türkiye`de "Hazır Meyve Suyu Pazarı" büyümekte olan fakat henüz
anlamlı bir genişliğe ulaşamamış bir alan. Onlarca markanın var olduğu pazarda
2004 yılındaki tüketim kişi başına 4.5 litre civarında oynadı. Bu miktar, kola
tüketiminin yaklaşık beşte birine, gazoz tüketiminin de biraz fazlasına denk
geldi. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) tarafından yapılan açıklamada
Türkiye’de meyve suyu ve nektarı tüketiminin son 6 yılda önemli bir büyüme
gösterdiği ve pazarın bu süre içinde yüzde 10 – 15 oranında yükseldiği bilgisi
verildi. Şirketlerin sık aralıklarla yeni ürün çıkarması pazarı her geçen gün
daha da geliştirdi. Bugün de pazar yeni ürünlerle genişlemeye devam ediyor.
Türkiye’de meyve suyu ve nektarı üreten isimler arasında akla ilk gelenler Coca
Cola, Dimes, Ülker, Tat, Fruko, Tamek, Frigo Pak ve Sek oluyor. Bu isimlerle
birlikte pazarda yer alan diğer oyuncular ise Akman, A.O.K., Aroma, Asya, Etap,
Göknur, Kızıklı, Gülsan, Taskobirlik, Güney, Pınar, Yörsan, Yummy ve Gıdasa.
Dimes
Türkiye’nin ilk meyve suyu üreticisi Dimes, Mustafa Vasfi Diren tarafından,
1958 yılında Tokat’ta kuruldu. 1964 yılından itibaren 14 farklı çeşit meyve
suyu üreterek satışa sunan Dimes, gıda sektöründe bir yeniliğe imza atarak
“Türkiye’nin ilk meyve suyu üreticisi” oldu.
Dimes pazardaki bu potansiyeli iyi değerlendiren markalardan birisi olarak son
yıllarda önemli atılımlarda bulundu ve kendisini kabul ettirdi. 2004 yılında
Cappy`i burun farkıyla geçip pazar liderliğini de elde etti.
Son olarak, kullandığı son teknoloji ile ürünlerini koruyucu katkı maddesi ve
Sitrik Asit (E 330) kullanmadan hazırlayan Dimes, içimi ve hazmı en rahat meyve
suyunu bir ilk olarak müşterilerinin beğenisine sundu.
Tamek
1955 yılının Mart ayında Bursa’da kurulan ilk fabrikası ile üretime
başlayan Tamek, bugün meyve suyu sektörünün akla ilk gelen isimlerinden birisi
olmaya devam etmektedir. Ürünlerini iç pazarda 100 binin üzerindeki perakende
satış noktasına ulaştıran şirketin, Türkiye genelindeki dağıtım ağı 10 bölgeden
oluşmaktadır. Altın Marka ödüllü Tamek, yüzde 50 düşük kalorili, şeker katkısız
ve C vitaminli gibi yeniliklerle de günü ve hedef kitleyi yakalamaya devam
etmektedir.
Piyale
Piyale, 1922 yılında İzmir`de Hasan Tahsin Piyale tarafından kuruldu. Makarna
markası olarak hafızalara kazınan Piyale, üretimiyle Altın Madalya’ya layık
görülmüş bir isimdir. Uzun yıllar makarna üretimini gerçekleştiren şirket 1970
yılında marka genişlemesine gitti ve ürün portföyünü geliştirdi. 2001 yılına
gelindiğinde ise Piyale yepyeni yüzüyle ve ürünleriyle bir kez daha piyasada
adından öncelikli olarak söz ettirdi. Yeniden yapılanma sürecinde ise daha
verimli, yenilikçi ve tüketici odaklı çalışmalara ağırlık verdi ve daha da
artırdığı ürün gamıyla yerini sağlamlaştırdı. Bu süre içinde ürün portföyüne
eklediği meyve suyu şimdiye kadar denenmemiş tatları kombine etti. Piyale,
meyve suyunda kullandığı değişik kombinasyonların yanında günümüzün modern
aseptik ambalajlama teknolojisini de kullanarak ürünlerini tam bir besin
güvenliği içinde tüketicilerine sundu.
Ersu
1969 yılında kurulan şirket 1984 yılından itibaren, Akman Holding bünyesinde
Ersu Meyve ve Gıda Sanayi A.Ş. adıyla meyve suyu, meyve suyu konsantresi ve
püreleri, domates salçası ve plastik varil üretimi alanlarında faaliyet
göstermektedir. Ereğli`de bulunan Ersu tesisleri ile Türkiye`de bütün meyve
suyu ve konsantresi çeşitlerini üretebilen tek tesise sahip olan şirket, yılda
200 bin ton meyve işlemekte ve üretilen ürünün yüzde 80`lik kısmını ihraç
etmektedir.
Frigo Pak
Frigo-Pak firması 1984 yılında kuruldu ve kısa zamanda önemli bir satış hacmi
yakalayarak Türkiye’nin önde gelen gıda ihracatçılarından biri haline geldi.
Frigo-Pak’ın yüzde 63’ü tanınmış İngiliz gıda firması Gerber Foods’a aittir.
Frigo-Pak A.Ş., 2000 yılında içecek sektörüne girme kararı almış, mevcut üretim
hatlarına yeni hatlar ekleyerek, İngiltere’nin tanınmış meyve suyu markası
Sunpride’ı Türkiye’de üretmeye başladı. Bu amaçla yatırımlarına hız veren
Frigo-Pak A.Ş., gazlı dolum, PET ve karton ambalaj dolum hatlarını da
ekleyerek, içecek sektörünün diğer kategorilerinde de önde gelen üreticiler
arasında yerini aldı.
Bugün Türkiye’de üretilen toplam greyfurdun yaklaşık %30’unu Frigo-Pak
işlemektedir.
Firmanın Türkiye pazarındaki faaliyetleri sırasıyla 2000 Ağustos - Sunpride
meyve sularının test pazar olarak seçilen Bursa ilinde lansmanı, 2001 Nisan -
Sunpride meyve sularının Türkiye pazarında lansmanı, 2002 Şubat - Sunpride Ice
Tea ürünlerinin lansmanı, 2003 Ağustos - Joyful meyve sularının lansmanı
şeklinde gerçekleşti.
Meysu
Gülsan Şekerleme San. Tic. A.Ş., yaptığı yeni yatırımlarla Eylül 2000 tarihinde
meyve suyu ve benzeri ürünler ile pulp üretimi yapan Meysu meyve suyu tesisini
kurarak ürün yelpazesini genişletmiştir. Firmanın ürün gamında; Meysu Meyve
suyu, meyve nektarı, meyveli içecek, meyve aromalı içecek (limon, nar, soya
sosu) ve meyve işleme (konsantre-pulp) yer almaktadır.
Şu anda 2 bin metre açık 15 bin metrekare kapalı Meysu meyve suyu tesislerinde
Meysu, Gülsan, Deha, M-Drink markası ile üretim yapılmaktadır. Türkiye`de ilk
tetra pak ambalaj olan üçgen tetra klasik paketlerde M-Drink meyveli içecek
üretimi başlamıştır.
Meyve suyu, içerdiği meyve suyu oranı yüzde100 olan içecek grubudur. Gülsan
markası ile üzüm suyu, elma suyu ve portakal suyu üretimi yapılmaktadır.
Nektar, içerdiği meyve suyu oranı yüzde 25-50 (meyve türüne göre) arasında
değişen gruptur. Üretimi yapılan Gülsan ve Meysu markalı vişne, şeftali,
kayısı, portakal, ananas, elma, kuşburnu, karışık üzüm nektarları bu gruptadır.
Meyveli içecek, içerdiği meyve suyu oranı en az yüzde 10 olan içecek grubudur.
M-Drink markası ile vişneli, çilekli, kayısılı, şeftalili, ananaslı, mangolu,
karışık, portakallı, üzümlü içecek üretimi yapılmaktadır.
Can Meşrubat
Firma, 1990’lı yıllardan başlayarak meşrubat piyasasına hızla girdi. Bu süre
zarfında hızla kendini büyüterek üretim hatlarını çoğalttı ve ürün çeşitliliği
anlamında gelişti. Ağırlıklı olarak Ege, Orta Anadolu, Güney ve Doğu Anadolu
Bölgeleri’nde satış ve bayilik oluşumlarını tamamlayan firma, daha sonra
İstanbul ve Karadeniz Bölgesi’ni de sisteme dahil etti. Bugün 15 bin metrekarelik
dolum tesisiyle üretim gerçekleştiren Can Meşrubat’ın ürün portföyünde kola,
portakal, gazoz, limon, tonik, soda ve meyveli soda bulunuyor.
Yazın ilacı
Meyvelerdeki yüksek C vitamini, hastalıklara karşı vücut direncimizi artırır.
Bahar yorgunluğunu üstümüzden atmamıza yardımcı olur.
Bedensel ve ruhsal strese karşı bizi kuvvetli kılar. Açlığımızı bastırarak,
fazla yememizi engeller. Yüzde 80 oranında su içerdiğinden, şişmanlığa neden
olmaz. Meyve suyu oranı çeşide göre değişen (yüzde 35-50), meyve suyu
konsantresinin veya meyve pulpunun sulandırılarak şeker şurubu ve asitliği
düzenleyici sitrik asit (limon tuzu) ilavesiyle elde edilen içimi kolay
üründür. 16 Ağustos 2003`te yürürlüğe giren `Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler
Tebliği’ndeki değişikliklerle meyve oranları kayısı, şeftali ve vişne
nektarlarında yüzde 5 birim daha artırılmıştır. Bu da daha çok mineral ve
vitamin demektir.
Bazı meyve nektarlarının meyve oranları:
vişne nektarı : yüzde 35
şeftali nektarı : yüzde 45
kayısı nektarı : yüzde 40
elma nektarı : yüzde 50
portakal nektarı: yüzde 50
Meyve nektarlarının, içerdiği C vitamini, karotenoid ve renk bileşenleri,
antioksidanlardan dolayı bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarına karşı
koruyucu etkide oldukları araştırmalara sık sık konu olmaktadır. Özellikle
potasyum, kalsiyum ve fosforca zengin olan elma suyu üzerine, kolesterol
düşürücü ve akciğer kanserini önleyici etkileri belirtilmektedir.
Her meyveye göre besin öğeleri ve bunların oranları değişiklik gösterir.
Çeşitli meyve nektarlarının yararları aşağıda kısaca anlatılmıştır:
• Potasyum içeriği fazla olan elma nektarı tüketimi diyet sırasında vücut
direncini artırmaktadır.
• Yine spor yaparken kasların kullandığı glikozu geri kazanım ve vücudun su
ihtiyacını karşılamak için meyve nektarı tüketilmelidir. Vücudumuzun su
ihtiyacını karşılarken aynı zamanda vitamin ve minerallerle de desteği meyve
nektarları ile sağlayabiliriz.
• Yoğun olarak portakal nektarında mevcut C vitamini ile, özellikle kış
aylarında mikroplarla mücadele kolaylaşmakta,bağışıklığı artırmaktadır.
Portakal nektarı C vitamininin yanında kalsiyum ve magnezyumca da zengindir.
• Şeftali nektarı A vitamini, fosfor ve potasyumca zengindir.
• Kayısı nektarı ise A vitamini ve potasyum içerir.
Ananas: Ananus communis
Tropikal bir meyve olan ananasın anavatanı tropikal Amazonlardır. Kristof
Colomb tarafından ilk kez Karaipler’de, Guadeloupe adasında görülmüş ve
İspanya’ya getirilerek bu harika meyve Avrupa’ya tanıştırılmıştır.
Greyfurt: Citrus paradisica
Greyfurdun muhtemel anavatanı Güneydoğu Asya’dır. Yabani greyfurdun yenilebilir
olmadığı sanılmaktadır. Daha sonra kültive edilerek tür ıslah edilmiştir. Zaten
35’e yakın turunçgiller türünden sadece birkaç türü yenilebilir durumdadır.
Ticari olarak greyfurt ilk kez on sekizinci yüzyılda batı Hindistan’da
yetiştirilmeye başlamıştır. Bugün dünyada en çok greyfurt ABD’nin güney ve
batısında yetiştirilmektedir.
Şeftali: Prunus persica
Şeftalinin orijini Çin’dir. MÖ 10. Yüzyıldan kalma resimlerde bile şeftali meyvesi
görülmektedir. Yabani şeftali çeşitleri Çin’de inanılmayacak derecede çoktur.
Kırmızı kabuklu, beyaz kabuklu, beyaz etli, yuvarlak, oval vb. Şeftalinin
Avrupa’ya gelişi milat zamanındadır. Avrupalılar bu meyvenin İran’dan geldiğini
sandıkları için, adını da Persica koymuşlardır.
Çilek: Rosaceae fragaria
Çileğin ilk olarak eski Roma’da yetiştirildiği sanılmaktadır. Daha sonraları
Fransa’da ilaç olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bitkinin meyvesi kadar
kökleri ve yaprakları da bu amaçla kullanılmaktaydı. Çilek suyu, dişlerin
bozulan rengini doğallığına kavuşturmak için kullanılırdı.
Mandalina: Citrus reticulata
Mandalinanın başlıca çeşitleri klemantin, mandarin, tangelos ve
tangarindir. Turunçgiller familyasının yenilebilir türlerinin en lezzetli
olanıdır.
Mandalinanın orijinin de, diğer turunçgiller gibi, Çin’e dayandığı
sanılmaktadır. Daha sonra İspanya’ya, Portekiz’e ve İngiltere kolonilerine
ulaşmış ve tüm Avrupa’ya yayılmıştır.
Portakal: Citrus sinensis
Portakalla ilgili ilk tarihi bilgiler 4400 yıl önceye Çin yazıtlarına dayanır.
2000 yıl kadar önce de Avrupa’ya getirilerek, bu iklime alıştırıldığı ve yaygın
olarak yetiştirildiği bilinmektedir.
İspanyol ve Portekiz fatihler, portakalı on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda
alarak Karaip Adaları’na ve Güney Amerika’ya götürmüşlerdir.
Kayısı: Rosaceae Prunus armeniaca L.
Kayısı ilk olarak 4000 yıl önce Çin’de yetiştirilmiştir. Büyük İskender
zamanında Asya’nın diğer bölgelerinde ve Ortadoğu’ya ulaşmıştır. Oradan da, tüm
Avrupa’da üretilmeye başlanmış ve git gide tüm dünyaya yayılmıştır.
Vişne: Prunus cerasus
Anavatanı Orta ve Güney Avrupa’dır. Romalı yazar Pliny Elder vişnenin
dünyaya Giresun’dan yayıldığını, MÖ 73 yılında Romalı general Lucullus
tarafından İtalya’ya getirildiğini yazmaktadır.
Elma: Rosaceae Malus
Elmanın anavatanı tam olarak belirlenmiş değildir. Fakat elma ağaçlarının ilk
yetiştiği yerin muhtemel olarak Hazar Denizi ve Karadeniz arasındaki bölge
olduğu sanılmaktadır. Ayrıca İsviçre’de bir gölde, ilk çağlardan kalma kömürleşmiş
elma kalıntıları bulunmuştur.
Domates: Lycopersicon lycopersicum
Domatesin anavatanı Amerika’dır. İlk olarak MS. 700 yüzyılda İnka’lar ve
Aztek’ler tarafından yetiştirildiği bilinmektedir. Avrupalı fatihler 16.
yüzyılda Meksika’ya ve Orta Amerika’ya geldiklerinde domatesi ilk kez gördüler.
Bu harika bitkinin tohumlarını alarak Avrupa’ya götürdüler. Avrupalılar kırmızı
renginden dolayı bu harika meyvenin zehirli olduğunu düşünerek, 19. yüzyıla
kadar sadece süs bitkisi olarak kullandı.
BARMAGAZİN - SAYI 64





