SU VE MİNERALLİ SU
Gelişmiş Batılı ülkelerin vazgeçilmez içeceği olan maden suyuna Türkiye’de gereken ilgi ve önem gösterilmiyor. Dünya küresel ısınma nedeniyle hızlı bir çölleşme tehlikesi yaşarken Türkiye’de doğal maden suyu kaynaklarının yüzde 99’u boşa akıyor. Türkiye’de, çoğu yüksek verimli 232 adet normal mineralli su kaynağı bulunmasına karşın, sadece 24 kaynaktan çıkan su şişeleniyor.
Gelişmiş Batılı ülkelerin
vazgeçilmez içeceği olan maden suyuna Türkiye’de gereken ilgi ve önem
gösterilmiyor. Dünya küresel ısınma nedeniyle hızlı bir çölleşme tehlikesi
yaşarken Türkiye’de doğal maden suyu kaynaklarının yüzde 99’u boşa akıyor.
Türkiye’de, çoğu yüksek verimli 232 adet normal mineralli su kaynağı
bulunmasına karşın, sadece 24 kaynaktan çıkan su şişeleniyor.
Türkiye’nin en büyük şişe
üreticisi Anadolu Cam, madensuyuna dikkat çekmek için Beypazarı Maden Suyu
Fabrikası’na bir basın gezisi düzenledi. Fabrikada yapılan basın toplantısına
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, Anadolu Cam Pazarlama
Hizmetleri Müdürü Tunçel Gürsoy ve Beypazarı Maden Suyu Genel Müdürü Niyazi
Ercan katıldı.
Tüketim AB’nin
uzağında
Türkiye’de yılda 1.4
milyar şişe maden suyu satıldığını, bunun da parasal değerinin 300 milyon dolar
civarında olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi
Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle,
milyarlarca dolar teorik ticari değeri olan maden suyunun ise
değerlendirilemediğini söyledi.
Karagülle, AB ülkelerinde
yıllık 150 litreye kadar çıkan ortalama
tüketimin Türkiye’de 6 litre olduğunu açıkladı. Karagülle’ye göre bu ulusal
servetin heba edilmemesi için stratejik bir teşvik sistemi oluşturulmalı ve
özel sektörün bu alana yatırım yapması özendirilmeli.
‘Günde 1 litre maden
suyu tüketilmeli’
Prof. Dr. Zeki Karagülle,
maden sularının insan sağlığı için en önemli mineralleri içinde barındırdığını
belirterek, özellikle maden suyunun kalsiyum, sodyum ve magnezyum açısından
zengin olduğuna işaret etti.
Türkiye'de maden suyunun,
içme ya da şebeke suyuna biyokarbonat eklemek suretiyle yapılan soda ile karıştırılmaması
gerektiğini vurgulayan Karagülle, maden suyunun kalp-damar sağlığından, böbrek
fonksiyonlarından, cilt sağlığından kemik sağlığına kadar sayısız yararı
olduğunu anlattı. Maden suyu hakkında bazı yanlış inanışlar da olduğunu
belirten Karagülle, örneğin sanılanın aksine maden suyunun hipertansiyonlu
kişilere zararı olmadığını hatta yararı olduğunu ifade etti. Bir bardak doğal
maden suyundaki kalsiyum miktarının bir bardak sütteki kalsiyum miktarına eşit
olduğuna dikkat çeken Karagülle, bu yüzden özellikle kadınların, hamilelerin ve
çocukların düzenli olarak maden suyu tüketmesi gerektiğini söyledi.
Beypazarı Doğal Maden
Suyu Genel Müdürü Ercan
Beypazarı Karakoca Doğal
Maden Suyu İşletmesi Ltd. Şti Genel Müdürü Niyazi Ercan da, Türkiye'nin maden
suyu kaynağı açısından zengin bir ülke olduğunu ancak tüketimde oldukça geri
durumda bulunduğunu söyledi.
Ercan, Beypazarı Maden
Suyu üretim tesislerinde yaptığı açıklamada, şirket olarak 1957 yılından bu
yana faaliyet verdiklerini ve Türkiye'de sektörde faaliyet gösteren 30 firma
içinde yüzde 22'lik pazar payı ile lider firmalar arasında olduğunu söyledi.
Tesisin saatte 200 bin adet şişe maden suyu ürettiğine dikkat çeken Ercan, 2008
yılında bu hedefi 50 bin adet şişe daha büyüttüklerini ve sene sonuna kadar
daha çok insana ulaşmayı amaçladıklarını söyledi. Avrupa'da kişi başına yıllık
170-180 litre maden suyu tüketildiğine dikkat çeken Ercan, Türkiye'de ise bu
oranın sadece 6-7 litre düzeyinde kaldığına işaret etti.
Ercan, ''Amacımız hiç
değilse Avrupa'nın tükettiğinin yarısını tüketecek düzeye gelmek'' dedi.
Türkiye'de Ege Bölgesi hariç tüm bölgelere dağıtım ile Belçika, Hollanda
Danimarka, Suriye, Kıbrıs, Almanya, Fransa gibi ülkelere maden suyu ihraç
ettiklerini anlatan Ercan, ancak toplam ihraç oranının üretimin yüzde 4'ü
seviyesinde olduğunu kaydetti.
Beypazarı maden suyuna
Kanada'dan da talep olduğunu anlatan Ercan, Kanada'yla yaptıkları görüşmelerde
kendilerinin aylık 25-30 milyon şişe taahhütte
bulunduklarını ifade etti. Türkiye'nin maden suyu kaynağı açısından
zengin bir ülke olduğunu ve mineralli suların doğal, hijyenik ve lezzetli
olduğunu belirten Ercan, ancak ülkede tüketim alışkanlığının olması gerektiği
gibi yerleşmediğini ve tüketimde ülkenin geri durumda olduğunu kaydetti. Maden
suyunun sağlık açısından bir çok faydası olduğuna işaret eden Ercan, ''Maden
suyu içmek insanın hayat sigortası'' dedi.
‘Yabancı firmaların
tesise ilgisi büyük’
Beypazarı maden suyuna
yabancıların da ilgisinin büyük olduğunu anlatan Ercan, Coca-Cola yetkililerinin
de tesisi gezdiklerini ve bilgi aldıklarını söyledi. Hollandalı bir şirketin de
kendileriyle görüşme yaptıklarını belirten Ercan, ''Kendilerine maden suyu
ikram ettik, gönderdik, bu bir Türk varlığı, varlığımızın yabancı şirketlere
teslim etmek istemiyoruz'' dedi.
Aromalı maden suyu
üretimine başlandı
Şirketin talep üzerine
yıllar boyunca sade maden suyu üretmedeki ısrarından vazgeçerek, geçen ay
limonlu, elmalı ve vişneli olmak üzere aramolı doğal maden suyu üretmeye de
başladığını anlatan Ercan, kendilerinin farklı olarak doğal aroma
kullandıklarını ve iki doğal
ürünü şişede
birleştirdiklerini söyledi.
Beypazarı Maden Suyu
işletmelerinin yıllık satış miktarının 350-400 milyon şişe olduğunu belirten
Ercan, cirolarının ise 65-70 milyon YTL düzeyinde olduğunu ifade etti. Ercan,
meyveli maden suyunu da bünyelerine katmalarıyla maden suyu satışlarının ve
cirolarının daha da artacağını, 4-5 yıl içinde meyveli maden suyu üretiminin
toplam üretimin yüzde 50 seviyesine oluşturacağını ifade etti.
‘Sağlık için maden
suyunda cam şişe tercih edilmeli’
Maden
suyunda sağlık açısından cam şişelerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden
Ercan, kendilerine de bu kapsamda Anadolu Cam ile işbirliğinde çalıştıklarını
belirtti. Türkiye'de maden suyunun oldukça ucuz olduğunu ancak bir şişe maden
suyu maliyetinin yüzde 87'sinin ambalaj ve şişe fiyatı olduğuna işaret eden
Ercan, ancak seri üretimle kar yapmaya çalıştıklarını söyledi. Ercan, sözlerini
şöyle sürdürdü: ''Arazi bizim, ancak su yer altından çıkıyor, şimdi yeni
jeotermal yasasıyla ciromuzun yüzde 1'i isteniyor. Bu bizim kilit vurmamız
anlamına geliyor. Çünkü biz zaten sudan para kazanmıyoruz. Ancak bu konuyla
ilgili görüşmeler yaptık ve durumumuzu anlattık, sorunumuzun ele alınacağını
düşünüyoruz'' dedi.
BARMAGAZİN - SAYI 64





