|

O şarkılarında acıları, aşkları, ayrılıkları anlatıyor MARİZA 'İstanbul'da en çok çay içmek istiyorum'
Adını en çok duyduğumuz Fado şarkıcılarından birisiniz fado aklıma hep melankoli ve hüzün getiriyor, peki siz de Fado’nun en ünlü temsilcilerinden biri olarak melankolik misiniz?
Hiç de melankolik değilim…Herkes gibiyim, normal biriyim …Aslında sadece fadoyu temsil ettiğimi de düşünmüyorum…Bir sanatçıyım ve caz söylüyor da olabilirdim, fado beni seçti ve fado söylüyorum…Benim de herkes gibi sevinçli,coşkulu, ya da melankolik anlarım var…
Albümleriniz artık neredeyse dünyanın her yerinde yayınlanıyor…Son stüdyo albümünüz Transparante ve son canlı kayıt dvd ve cd’niz yine Latin ülkelerinden Avrupa’ya kadar milyonlara ulaşıyor, tüm bunları en başından beri düşlüyor muydunuz?
Benim çocukluğumun bir kısmı da Brezilya’da geçti…Bossa Nova dinleyerek o kadar çok zaman geçirdim ki…Fado’nun beni seçtiğini düşünüyorum çünkü fadoyu ilk olarak profesyonel olmayan kişilerden ,babamdan arkadaşlarımdan dinliyordum ama ben profesyonel bir şarkıcı olarak fadoyla tanındım… Şimdi bu kültürü dünyanın heryerine taşıyabilmek planlamadığım ama büyük keyif aldığım bir misyon…
Şimdiye kadar Los Angeles Filarmoni Orkestrasından, Hollanda Metropol Orkestrasına kadar dev orkestralarla sahne aldınız ,bunu nasıl bir deneyim?
Son canlı albüm kaydım “Concerto em Lisboa”’da da Lizbon Senfoni orkestrasıyla beraber söylemiştim, Hollanda’da Metropol orkestrasıyla da sahnede 100 sanatçıyla beraber şarkılarımı söylüyorum…Müthiş heyecan veren çok coşkulandıran bir deneyim…Özellikle yaylılar ve trompetlerle çok zengin bir orkestra deneyimi oluyor ama mutlaka altyapıda fadoya sadık kalıyoruz…
Danimarka Kraliyeti’nin de size verdiği çok özel bir unvan var,Hans Christian Andersen’in uluslararası elçisi ilan edilmişsiniz, Andersen‘le nasıl bir ilişkilendirme oldu?
Meğerse Hans Christian Andersen’ın da Portekiz’de yaşadığı bir dönem olmuş… Andersen’ın yaptığı bir cennet listesi var ve Portekiz’i de bir cennet olarak değerlendiriyor, onun tasvir ettiği ruhu benim şarkılarımla ve fadoyla yansıttığımı düşünerek böyle bir ödüle layık görmüşler…
Fado denildiğinde hep duygular öne çıkıyor, peki sizin fado hakkındaki duygularınız ?
Ben içtenliği seven biriyim, içten olduğuma inanıyorum ve fado çok içten,ne diyebilirim ki… Denizcilerin acıları, aşkları ayrılıklarını öyle içten anlatan şarkılar ki… Fado deniz kokan, derin denizlerin şarkıları…
Kimi zaman bazı İspanyol aşk şarkıları bana fadoyu hatırlatıyor, böyle benzerlikleri nasıl karşılıyorsunuz?
Fado zaten başlı başına kendine özgü bir Portekiz kültürü ve Lizbon çıkışlı… Buna rağmen dünyanın başka yerlerinde de bu şarkıları söylediğimde dilimizi hiç bilmeyenler bile duygulanabiliyorlarsa burada müziğin her zamanki evrensel rolü var demektir. İnsanların kültürleri her ne olursa olsun,duyguları aynı, acıları, ayrılıkları aynı sadece kafalarındaki imajlar farklı, bu yüzden İspanyol bir aşk şarkısı, bir fadoya benzeyebilir, bu çok doğal….
Profesyonel yaşantınızın ilk günlerinde fadonun en ünlü figürlerinden Amalia Rodrigues’le karşılaştırıldınız ve kısa bir süre sonra 1999 yılında Amalia Rodrigues Vakfı tarafından, uluslar arası kariyer ödülü aldınız,neler hissettiniz?
Amalia Rodrigues bir fado efsanesi ve sanırım fado söylemeye başladığımda beni başarılı bulanlar böyle bir karşılaştırma yaparak iltifat etmek istediler. Bu benim için gurur vericiydi… Belki de insanlar herhangi bir alanda başarılı bulduklarını düşündükleri yeni isimlere böyle karşılaştırmalar yaparak iltifat ediyorlar… Amerika’da da beni Maria Calas’la karşılaşıyorlardı…
Son stüdyo albümünüzde fadonun efsane isimlerine ithafen şarkılarınız var, peki bir sanatçı olarak kimlere hayranlık duyuyorsunuz?
Fado şarkılarını profesyonel olarak söylemeye başladığımda ilk olarak Carlos do Carmo’nun şarkılarıyla yola çıktım… Fadonun idollerini düşündüğümde fado’nun kralı olarak kabul edilen Fernando Mauricio‘yu çok özel bulduğumu söyleyebilirim.. Geleneksel tavernalarda, Portekiz kültürünü yaşatan ve tanıtan bir efsane olmuştur… Portekiz folkloruna sahip çıkan bir isimdi…
İstanbul Caz Festivali’nde, 2004 yılında İstanbul’da misafirlerimizden biriydiniz, nasıl geçmişti?
Her zaman ilk konser vereceğiniz bir yer çok heyecanlandırır, kafanızda soru işaretleri olur.. Sizi ne kadar tanıyorlar?, şarkılarınızı biliyorlar mı?.. Büyük heyecan duyuyorsunuz… Şarkılarımı, Esma Sultan Yalısı’nda, Boğaz’a karşı söylemek çok olağanüstüydü, seyircinin sıcaklığını ve deniz kokusunu hatırlıyorum…
İstanbul’da gezip dolaşıp, biraz keşfetme şansınız oldu mu?
İstanbul çok büyük bir şehir, bunu önce trafikten anlıyorsunuz.. Ancak konserin ertesi günü yine bir başka konser için ayrılmak zorundaydık… Seyirciyi çok iyi hissedebildim ama şehri yaşamaya fırsatım olmadı… Ancak Ortaköy’de çay içmiştik ve çay müthiş lezzetliydi…. Ben kahve sevmem ailemden alışkanlığım güzel kokulu çaylar severim, büyükannem Hint asıllı annem Afrikalı evde hep kokulu çaylar yapılırdı ve İstanbul’da çay içmek büyük keyif…(Bu arada çay kelimesini öğrenmiş, Türkçe söyleyebiliyor..)…
Son olarak ünlü sinema efsanesi Carlos Saura’yla bir projeniz olduğunu duydum,bahseder misiniz?
Aslında filmin oyuncusu değilim şarkıcısıyım demek daha doğru olur. Film müthiş görselliği olan bir müzikal gibi… Filmin adı Fados ve filmde şarkıları ben söylüyorum… 60.Cannes Film festivalinde prömiyeri yapılacak…
İstanbul’da çayı unutamamışsınız, başka unutmadığınız?
Konser öncesinde asla yemek yemem fakat Esma Sultan Yalısında konser öncesinde bir ara dışarı çıktığımda tüm Ortaköy’den çok güzel yemek kokuları geliyordu, özellikle patates kokusunu alabiliyordum, nasıl iştah duyduğumu anlatamam, ama performans öncesinde yemememiz lazım, çıldıracaktım… İstanbul’da çay, Boğaz ve yemekler çok cezbedici…
Carlos Saura, konserler, dvd derken, sırada nasıl projeleriniz var?
Konser ve turne programımız inanılmaz dolu.. Yine dünyanın dört kıtasında konserlerimiz var.. Kasım ayına kadar neredeyse soluksuz konserlerde olacağım.. Son konser Kasım ayında Los Angeles’ta Walt Disney Konser Salonu’nda gerçekleşecek… Bu konser benim için ayrıca özel çünkü tüm salona konser öncesinde bir Portekiz tavernası atmosferi verecekler…
İstanbul sizi yine bekliyor, 2 Mayıs’ta , İş Sanat’ta şarkılar söylüyor olacaksınız, nasıl bir repertuvarla sahnede olacaksınız?
İstanbul’lulara tüm aşk şarkılarımı söyleyeceğim.. Hem son albümümden hem tüm eski albümlerimden hem de geleneksel fado şarkılarından bir repertuvarla sahnede olacağım…
Barmagazin adına verdiğiniz bu sıcak sohbetiniz için size teşekkür ediyorum. Çalışmalarınız da başarılar diliyorum
Warning: main(galeri/22/index.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /vhosts/barmagazin.com/http/guzel.php on line 71
Warning: main() [function.include]: Failed opening 'galeri/22/index.php' for inclusion (include_path='.:/sh_sys/php-4.4.7/lib/php') in /vhosts/barmagazin.com/http/guzel.php on line 71
Diğer Güzeller
O şarkılarında acıları, aşkları, ayrılıkları anlatıyor MARİZA 'İstanbul'da en çok çay içmek istiyorum'
SAHNE, FOTOMODELLİK, SİNEMA VE TELEVİZYON DİZİSİ... Yeşim Salkım her alanda gerçek star
"Aşkın Değil miydim?" adlı albümü ile zirveyi zorluyor FULDEN GÜNCÜ POP MÜZİĞİN SON STARI
ZİRVEDE YİNE DESPİNA VANDİ VAR
RAPHAELA FERRARO DJ’LİK TEKLİFİ BEKLİYOR... Dünyanın en güzel vücutlu mankeni
Anne İspanyol, Baba İranlı Kendi Saf Türk: NİLAY DORSA; Herkes kendi bildiği işi yapmalı
Yedinci albümü ile listeleri altüst etti NALAN, BİR MÜZİK VE DOĞA TUTKUNU
Dans, Müzik, Müzikal şimdi de dans okulu YONCA EVCİMİK HEDEF BÜYÜTTÜ
PINAR AYLİN NO:5 İLE ZİRVEDE
TUĞBA EKİNCİ
TUĞBA EKİNCİ
DENİZ SEKİ
DESPİNA VANDİ
FULDEN
FULDEN
FULDEN
EBRU GÜZEL
ESRA BALAMİR
Asuman Krause
Seren Serengil
Selin TOKTAY
|
 | | AYIN BAR KUŞU | O şarkılarında acıları, aşkları, ayrılıkları anlatıyor MARİZA 'İstanbul'da en çok çay içmek istiyorum' O denizcilerin acılarını, aşklarını, ayrılıklarını anlatıyor şarkılarında …O tutkulu zarif ve bir o kadar da sıcak.. Bir demli çay kadar sıcak sohbeti de çay gibi…”İstanbul’da en çok çay içmek istiyorum” diyor…Mariza 2 Mayıs’ta İstanbul’da!!!...şarkılarını İşSanat’ta paylaşıyor olacak… Portekiz kültürünü dünyanın heryerine taşıyan , New york Times’ın yeni Maria Calas olarak iltifat ettiği Mariza’yla, fado ve daha neler neler hakkında konuştuk… | |
 | | AYIN MEKANI | ŞEHRAZAT RESTAURANT
Mavi Akım projesinin Samsun etabını gerçekleştiren ve birçok ünlü projeye imza atan Ahmet Ertuğrul’un asıl mesleği inşaat mühendisliği olsa da, eğlence dünyasının sadık müdavimlerinden olması, yeme içme sektörüne de yatırım yapmasına neden oldu ve Boğaziçi’nin tek ve en ünlü işkembe salonu ŞEHRAZAT, 16 Mayıs 2007 tarihinde Ortaköy’de hizmete açıldı.
Bir işkembe salonundan çok Fransız restaurantı dizaynında dekore edilen mekanın aydınlatma sistemleri dahil birçok malzemesi İtalya’dan getirtildi ve mimar Fatih İncemızrak tarafından, şık ve konsept bir mekan oluşturuldu. | |
 |
| AYIN
İN LERİ / OUT
LARI |
| |
Papermoon |
| |
Skyy |
| |
Viski etiketindeki tek türk Nadir Yelkenci |
| |
Kibar Ben |
|
| |
Kalamış Laila |
| |
Absolut |
| |
Sahte içki kullanımının yaygınlaşması |
| |
enerji-votka |
|
|
|